ALBİNOLU KESELİ SIÇANLAR

Japonyalı bilim insanları genetiği değiştirilmiş ilk keseli hayvanı üreterek tarihe geçtiler. CRISPR gen düzenleme tekniğini kullanarak tek seferde bir dizi albino keseli sıçanın üretilmesini sağladılar. Keselilerin laboratuvar ortamında nadir bulunması ve benzersiz bir biyolojiye sahip olmaları nedeniyle bilim insanlarının uzun yıllar uğraşmasına rağmen keseli sıçanlar, kangurular gibi memeli ailesine ait olan keselilerde 25 yıldır CRISPR uygulanmamıştı. Ayrıca keseli sıçanlar, genomu tam olarak dizilenen ilk keseli memeli olarak da bilinir. Keseli sıçanlar, insan hastalıklarından melanoma yakalanabilen memelilerdir ve insanlardan daha fazla bağışıklık hücresi elde edebilir. Bu yüzden yapılan bu araştırma insan sağlığı hakkında fikirler verebilir.

CRISPR bir organizmanın DNA’sını değiştirme imkânı verir. Gen düzenleme tekniği her şeyi değiştirmek için kullanılır. CRISPR, DNA’nın bir bölümüne bağlanan ve onu kesmek için programlanan, yüksek oranda manipüle edilebilir makas benzeri bir proteindir. DNA iyileştiğinde ve devre dışı kaldığında sıklıkla mutasyonlara sebep olur. Araştırmacılar, CRISPR’ı keseli sıçan embriyolarına zarar vermeden yerleştirmelerine rağmen prosedürü tam zamanlı yapmakta zorlandı. Uygun bir üreme için laboratuvarlarındaki aydınlatmayı kullandılar. Hücre zarlarına işlemek için piezoelektrik matkap adı verilen aleti kullandılar. Piezoelektrik matkap hücre zarlarına nüfuz etmek için elektrik yükü kullanır. Pigment üretimini kodlayan bir geni CRISPR sayesinde etkisiz hale getirdiler. Böylece albino keseli sıçan yavruları üretilmiş oldu.

Keseli sıçanlar dış görünüşleri ile farelere benzerler ve sadece Amerika’da bulunurlar. Yavru olan keseli sıçanların gözleri, arka uzuvları ve bağışıklık sisteminin önemli bir bölümü doğumdan sonra gelişir. Keseli sıçanlar 14 gün gebelik yaşarlar ve doğan yavrular annelerinin göğsünde sürünmelerine yardımcı olan önkollara sahip bir şekilde doğarlar. Yavru gelişme süresi de kısadır ve çoğu 1-2 yıl yaşar. Gelişmelerinin büyük bir kısmı doğumdan sonra geliştiği için büyümelerini incelemek daha kolaydır.

Bilim sürekli gelişmeye devam ederken bu gelişmeler sayesinde genetik ve insan sağlığı hakkında yeni bilgiler edinebiliyoruz. Bu çalışmanın sonucu bazı hastalıkların çözümü olabilir.