• İlknur Kara

GUILLAN-BARRE SENDROMU BİLİNMEZLİĞİ


Günümüzde tedavisi bulunmayan hastalığın neredeyse hiç olmadığını düşünüyoruz. Peki bu gerçekten böyle mi? 2000’li yılların ilk çeyreğindeyken hala tedavi yöntemi hatta kesin bir nedeni bilinmeyen hastalıklar var mı? Eğer cevabınız hayır ise size Guillain-Barre Sendromunu tanıtmalıyım.

GBS olarak kısaltılan bu hastalık bir kişinin kendi bağışıklık sisteminin sinir hücrelerine zarar vermesiyle meydana gelip kas zayıflığına bazen de felce neden olan, nadir görülen bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan kişilerde; tamamen iyileşme gerçekleşebileceği gibi kalıcı sinir hasarları hatta ölüm gibi sonuçlar da görülebilir. Bu nedenle belirtilerin görülmeye başlamasıyla birlikte derhal doktora başvurmalı ve tedavi sürecine başlanmalıdır.

Guillan-Barre sendromu her yaş aralığından kişilerde görülebildiği gibi yaş ilerledikçe görülme sıklığı da artar. Yapılan araştırmalara göre GBS yıllık olarak yaklaşık her 100,000'de 1-2 kişide görülür. Hastalığın erkeklerde görülme oranı, kadınlara göre daha fazladır. Genellikle tekrarlanan bir hastalık olmamasıyla birlikte, çocuklukta geçirildikten sonra 30-40 yaşlarında tekrar görülebilmesi de mümkündür.

GBS’nin ilk belirtileri genellikle güçsüzlük ve karıncalanma gibi değişikliklerdir. Öncelikle tek tarafta başlayan güçsüzlük hissi gittikçe simetrik bir hal alarak vücudun tüm uzuvlarına hızlıca yayılır. Bu değişiklikler kişinin hareket kabiliyetini kısıtlar ve bacaklarda konum duyusunun kaybıyla yürümede zorluklara sebep olur. His kaybının yüz bölgesine kadar ulaşmasıyla konuşma bozukluğu ve yutmada güçlük çekilebilir. Bu belirtilere ek olarak kas güçsüzlüğüne ağrı ve kramplar da eşlik edebilir ve bu ağrılar kişinin hayat kalitesini fazlasıyla düşürür.

GBS’nin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber GBS genellikle önceden geçirilen rahatsızlıklardan ötürü sinir hücrelerindeki değişimden kaynaklı olarak meydana gelebilir. Örneğin; soğuk algınlığı, mide virüsü ve grip gibi basit hastalıkların yanı sıra Koronavirüs gibi ciddi hastalıklar ya da olunan herhangi bir aşı GBS’yi tetikleyebilmektedir.

Guillan-Barre sendromunun tanısını koyabilmek oldukça güçtür çünkü belirtiler diğer nörolojik hastalıklara benzerdir ve tanı için spesifik bir test bulunmamaktadır. Bu durumda hastalık belirtileri, yapılacak tetkiklere yol gösterir ve ardından muayene yapılır. Guillan-Barre sendromu tanısı için doktorların sonuç aldığı en önemli bulgular EMG, elektrofizyolojik inceleme ve belden beyin-omurilik sıvısının (BOS) alınmasıyla elde edilir. Bu tetkikler yapıldıktan sonra tanı koyulur ve uygun tedavi düzenlenir.

GBS’nin bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Hastalığın ne kadar ilerlediğine bağlı olarak, solunum sıkıntısı çeken hastalar yoğun bakım ünitesinde yatarak tedavi edilebilir. Hastalığın ilerleyişi her insanda farklı olabileceği için tedavi süreci buna göre belirlenir. Hastalığın tedavisinde plazma değişimi (plazmaferez) ve intravenöz immünglobülin (IVIg) tedavileri kullanılmaktadır. Plazmaferez yönteminde vücuttaki kan alınır, plazma kısmı kan hücrelerinden ayrılır ve kan hücreleri vücuda geri koyulur. Bu yöntemle antikorlar azaltılmış olur. Hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilen diğer bir tedavi yöntemi de İntravenöz İmmünglobulin tedavisidir. Bu yöntemde ise sağlıklı antikorlar hastaya damar yolundan verilerek zararlı antikorların sinir hücrelerine zarar vermesi engellenir. Bu yöntemler bağışıklık sisteminin vücuda saldırısını azaltmak amacıyla kullanılır. Kesin tedavi yöntemleri olmamakla beraber hastanın solunum sıkıntısı çekmesinin önüne geçilebilir.